16 Nisan Çarşamba'25
Kinoa, Deterjan ve Ufak Çaplı Panikler
Bugün de öyle bir güne uyandım… Biraz aceleci, biraz dağınık ama tam benlik.
Sabah sabah mutfağa girdim, “Ger uyanmadan yemeği hazırlayayım, işlerimi bitireyim, sonra kimseye bulaşmadan günü toparlarım” kafasındayım.
Derken tabii ki olaylar gelişti.
Kinoa pilavımı yaktım. Evet, dümdüz yandı ve evet kinoa pilavı buna şu an takılma. Dumanlar yükseldi, ev sahibim Ger’in odasından yangın alarmı sinyal vermiş. O aşağı inerken ben de onun arkasından “hasiktir!” diye koştum. Meğer o tost makinesinden geldiğini sanmış, ama hayır…
suçlu benim kinoa pilavımdı.
Çok utandım. Sıkıldım. İçim daraldı. Tencereyi yıkarken bir anda aklıma 2019’da halamla yaşarken yaşadığım o mistik olay geldi:
Bir yandan çay koyayım, bir yandan çamaşırları atmam gerek derken…
Çamaşır deterjanını ocakta ısıtmaya karar vermişim.
Evet, yanlış duymadın. Deterjanı. Ocakta. Kaynatmaya.
Mutfağa döndüğümde ocakta güzelce fokurdayan şeyin çay değil, çamaşır deterjanı olduğunu fark edince neredeyse bir yangını son dakika önlemiştim.
O anı bir daha asla unutmam demiştim. Ama işte… unutmuşum.
Bugünkü hisle o günkü his birebir aynıydı. Panik, suçluluk, “şimdi ne diyeceğim?” kaygısı, kendime bile laf anlatamama hali. Kendi evinde yaşamamanın en büyük zorluğu. O zaman halama nasıl açıklayacağımı bilememiştim, bugün Ger’e. Ama neyse ki, iki olayda da ev yanmadı. Hem deterjan, hem kinoa… sadece biraz duman, bolca utanç ve bir çay demliği kadar da iç hesaplaşma bıraktı geriye.
Ama Ger’in tatlılığı sayesinde yine de rahatladım. “Sakin ol, herkesin başına gelir” dedi. Gerçekten de öyle. Ama sormadan da edemiyorum: Neden kendime hata yapma hakkı tanımıyorum? Neden her küçük şeyi büyütüp kendime yük ediyorum? Belki de her şeyi aynı anda yapmaya çalışırken, sadece anda kalmayı unutuyorum. Sabah uyanır uyanmaz “kimse karışmadan işimi halledeyim” stresiyle kalkıp, sonunda evi dumanla doldurmak… çok tanıdık bir senaryo oldu benim için.
Neyse…
İlerde “Kinoadan yangın alarmını öttürüp, yaklaşık 7 aydır yaşadığım İrlandalı bir evde evi yakmıştım, itfaiyeler gelmişti” demeyeceğim için şükürler olsun.
Ve deterjanla çay muhabbeti olan 2019’da halamın evinden kalma fotoğrafı bırakıyorum.

Konuşalım mı ?
Tasarımlardan ya da yazılardan biri sana dokunduysa, belki tanışırız, belki sadece kahve eşlikçisi birkaç kelime paylaşırız. İlla iş konuşmak zorunda değiliz. İçini dökmek istersen de buradayım. Yaz bana!
